Ana sayfa Haberler Salihler Köyü Z.defteri Tüm duyurular İletişim Site yönetimi      
RESİM GÖNDER
MULTİMEDYA EKLE

DUYURULAR    EKLE

8 -------
... SELAM...

Dünyanın her neresinde yaşayan bir SALİHLER KÖY lümüz var ise hepsine sağlık, esenlik ve selam olsun

Ekleyen :YÖNETİM
ARŞİV EKLE
E-KİTAP
PROGRAMLAR
KATEGORi ADI : MAKALELER

YEDİNCİ AY

Yamaçtan aşağı davarları yellersin tam da, işte o zaman veya hani o bi köşesi kepir, insanın imanını gevreten tarladan gelirken, ansızdan iniverir yağmur.

Tarih / 30-01-2015

Yamaçtan aşağı davarları yellersin tam da, işte o zaman veya hani o bi köşesi kepir, insanın imanını gevreten tarladan gelirken, ansızdan iniverir yağmur. Bir anda iliklerine kadar ıslanırsın. Köyün üzerindeki gök gürlemeleri aklındadır. Bir sabah uyandığınızda, dam boyu kar yağmıştır. Anan: Gücük devenin guyruğuna çıkmış der. Akşamları gaz lambasının ışığında, arkasına kuru fışkı ve iri saman yığılmış ocağın çevresine toplanılıp, eskilerden konuşulur. Dışarıdan tipinin uğultusu gelir. Dünkü gibi aklında Yaz mevsimi, öğle sıcağında ağaçların altında yatan davarlar; ikindin sonu sağımcı kadınlar hepsi dün gibi aklında. Her şey aklında. Ciyaralara bile Ellilik , yetmişbeşlik diye ad verilirdi. Harman yerinde geceleyin yel kesilip de dinnek verince, yakılan ciyaraların tadı da aklında. Yokluk yoksulluk vardı.Amma kimse şikâyetçi değildi halından.Olan olmayana destek olur,hatırla gönülle iş yapılırdı.Türküler koşalaşarak söylenirdi.Davarlar kubaşık güdülürdü.Sokular karşılıklı dövülürdü.Düğün odununda imece yapılırdı.Kerpiç birlikte kesilir,düz örtü evler,yan yana yapılır ,duvarları birbirine destek olurdu. O insanlar gitti de yerine kim geldi. Oradaki saygıyı sevgiyi adamlığı abılalığı sel mi götürdü,yel mi uçurdu. Sen o adam değil miydin? Sen o adamsan ,şimdi neden o adama benzer heç bi tarafın kalmamış. Düşman deyip hısım akrabaya inat üç yerine dört kat evler dikip,çevresini surlarla çeviren,onun üzerine de dokuz kat tel örgü çektiren insan elbette ki ,omuz omuza vermiş kara örtü evlerde yıllar önce yavan ekmeğini eşiynen dostuynan bölüşen adama benzemiyor. Demek ki,insan gurbete alışır gider.Alışır,bilişir,orada kendine başka bir dünya kurar.Kurduğu dünya ne oraya benzer,ne de buraya. Yurt dışındaki insan ne tam Avrupalılar gibi bir hayat biçimi yaşar,ne de artık buralardakine benzer onun yaşadıkları. Bir kere en başından oraya gitme amacı para kazanmak olduğu için,ikincisi de ,kimseye muhtaç olmamak,dostu düşmanı güldürmemek için ,çalışmak zorundadır. Çalışmak zorundadır,her şeyden önce yaşamak için.Buradaki gibi ,bi çarpım ekmeği bölüşmek falan yoktur. Kurallar kesindir. Sabah işe gidersin horozlar kuşlar uyanmadan önce. Akşama kadar çalışır gelirsin. Çoluğun çocuğun okula gider. Dil bilmezsin,derdini anlatamazsın; en önemlisi de adam yerine konulmazsın. Bir türlü seni tam olarak içine almazlar. Bir kere açık ve net; sen yabancısın,göçmensin,azınlıksın. Çocuklar senin hulkunda büyümez.Çabucak kaparlar oranın dilini.Oynaştıkları arkadaşları oralı çocuklardır.Evde senden öğrendiği Türkçeyi konuşur .Okullarda yeteri kadar ana dil dersleri yoktur.Okullarda kendi memleketine dair yeterli bilgiler verilmez.Çünkü okullar o ülkenin okullarıdır.Kendi çocuklarına ne öğretiyorsa ,seninkilere de onu öğretecek haliyle. Kaldı ki buradan gönderilen öğretmenlere verilen ders süresi haftanın belli bir günü, belli bir saati. Çocuklar,oralıdır artık. Dilsizliği çektiğin için bilirsin,sevinirsin dil öğrenmelerine.Oysaki ,okumak daha bir yükselmek söz konusu olunca ,yabancı çocuklarına olmadık engeller çıkartılmıştır.Elinden bir şey gelmez. Çocuklar oralı,senin bir yarın buralı,bir yarın oralı;istese de,istemese de.Gurbet ne zalim bir cellâttır.İnsanı yavaş yavaş tüketir.Para kazanır,biriktirirsin.O kadar çok,kerpiç damlarda fakirlikte geçmiş zamanların acısı vardır ki içinde, inadına yaparsın güzel büyük evleri. Kaç yıllık kazancını dökersin. Ve lakin emin eşgin oturmaya hakkın yok gibi, oturamazsın. Sadece yedinci ayda buradasın; o da,bir hay bir huy geçiverir. Ev kalır fanıl fanıl; artık ne zaman izine gelirsen, bir yıl mı, iki yıl mı olur, o zamana kadar kalır ev öyle. Giderek,çoluk çocuk da köye değil de, deniz kenarı bi yerlere gelmeyi daha çok isterler. Gurbet sahiden acıdır işte. Oysa o evi yaparken en çok çocuklarının rahatını düşünür insan. Buralarda kalan eş dost,buraların kaderini yaşar.Sen gittiğinden beri,köprülerin altından çok sular akmış,allı evlenmiş,güllü gelin olmuştur.Köyün en sümüklüsü muhtar olmuş,hüküm yürütmektedir.Herkeste bir kizginlik,zamanında bitini atmadığın adamlar,şimdi gâvurdan gelmiş,Hacı Ağa nın culuk gibi kubarmaktadır. Gavırcı gavırcıynan yitişik halinde,gizli bir rekabet vardır sanki. Oysa birbirinin oradaki halini bilenler der ki . Bunları adamdan saymayın,orada eşe dosta bi gave ısmarlamaya gorkarlar.. Hani herkes aynı değil elbette,amma anlaşılan için için böyleleri de vardır.Burada caka sattığına bakmayacaksın. Zamanın ağaları buralarda kalmış işi gücü bozulmuş,kapısında çoban tuttukları avrupada zengin olmuştur,diye laf ederler.Olağan,düşmez kalkmaz bir Allah.İnsanoğlu bazen yoklukla sınanır,bazen varlıkla.Kimisi yokluğa dayanamaz asi gelir,kimisi paradan azar,yoldan ve adamlıktan çıkar.Sonradan görmelik heç bi şeye benzemez" diye laf ederler. Hâsılı vel kelam gurbetçilik dedikleri zanaat dengeleri de dengesizlikleri de bozmuştur.Kimse kimseyi anlamak derdinde değil.Herkes kendi içini döküp kendini anlatmak derdinde. Kimisi,önüne gelene servet beyanında bulunur.Buradaki adam oradakinin malını ne yapsın.Sen durmadan aldığın evleri,kazandığın paraları;orada yaşadığın hayatın güzelliklerini anlatırsın burada tertibine,bölene,komşu çocuğuna,dayın oğluna.O burada davarı tavşanı ,oyu yavşanı derdindedir. Senin üç lafıyın biri abartılı abartılı servet beyanı ve para,karşındaki kara kara dinler sadece. Yedinci ayın bir kısmı ,sen burada yokken ölen eş dost,hısım akrabanın baş sağlığına ayrılır.Bir kısmı da düğüne düzgüne getmeynen geçer.Tabii kimisi oradan buradaki doktorlara gitmeye gelmiştir.Tarla yolunda fidan gibi yürüyen kızlar,avrupada 130 kiloyu geçmiş, yerinden kalkamaz olmuştur. Bir garip iştir ki sorma. Ne paranın tadı kalmıştır , ne pulun. Yokluk günleri bundan bin kat daha eyiydi, her şeyin bir tadı tuzu vardı. Sorumlusu kim olursa olsun , böyük böyüklüğünü güçcük güçcüklüğünü kaybetti işte. Emirdağ Pazar yerine yakın duran arabadan burada yaşayan yaşlı dede indi.Başında bildiğimiz eski şapkası.sırtında eski ama temiz elbiseleri.Beli bükülmüş.Ondan sonra onun oğlu indi direksiyondan;Avrupalı kılığı düşmüş.yeni giyimli,tıraşlı... Sonra onun hanımı indi ;kolları altın cebeli falan. Sonra torunlar boy boy,bura çocuklarına heç benzemiyor haliyle. Böyük kız bir şey söylüyo,babasıyla tartışıyolar,babasına bağırıp kalkıyo.Adamı azarlıyor ;anası da ondan yana belli.Herhalde o kendi istediği neyse onu yapmak-yaptırmak istiyor.Baba karşı çıkıyo.Bu sırada dede,artık iyiden iyiye az işiten kulaklarıyla anlamaya ,az gören gözleriyle durumu seçmeye çalışırken ,oğluna bir şeyler söylüyor. Oğlan bi kaç kez duymazdan gelip çocuklarını ikna etmeye çalışmaktadır. Sonunda dönüp , babasını azarlıyor. "tamam, baba ya,yapacaaz,bi dur!" ..Tersinden bir azarlama sistemi. Tabii bu manzara herkes için geçerli değil. Ama ortada bir otorite karmaşası var.Daha açıkça şöyle söyleyebiliriz; Burada kalan insanlar oraya giden insan ve orada yetişen insanların değerleri,istekleri,beklentileri farklıdır.Bu yüzden iletişim kazaları olması kaçınılmaz oluyor. Oysa buraya ne çok hasret biriktirerek,ne çok hevesle gelinmiştir.Çoğunu yapan yapıyor artık.Geziyor,denize gidiyor.Düğünlere gidip doyasıya oynuyor.Bir kısmı ise,tersine kavgasız dönmüyor hiçbir izinden.Ya buraya gelince eşiyle kavgaya başlıyor,kavga küfür,dayak,hakaret ;ortalık tarhana aşına dönüyor. Ne umduk,ne bulduk diyor her iki taraf da.Oysa ne çok özlenmişti Ananın babanın kokusu,evlat hasreti ne çok acı vermişti.Birbirine doyamadan, yürekleri kırılmış, kaç kere yollara yeniden düşe düşe gidildi.Ağır ağır oralara böyle zorlandı insanımız. Bir süre sonra yeniden başlanacak özlemeye.Özden söylenmeyen acı laf geçer gider.Belki hepsi de hasrete ,gurbete isyandır.Gidip de geri dönememeye karşı gelmek,öfkelenmek ,bağırmaktır.Gidip de dönmemek,dönüp de görmemek var . Bütün yollar gâvur ellerine doğru akarken, arabanın teybinde bir koygun türkü çalar ve sen bu kara yazgıya usul usul ağlarsın... Ben gurbeti geze geze yoruldum Evvel altın idim şimdi pul oldum Varıp değer bilmezlere gul oldum Felek beni daşa çaldı neyleyim

Hit / 6142

Haberi YAZDIRMAK için
Lütfen Üye Girişi yapınız.

HABER ARA

 
BU KATEGORİDEKİ TÜM YAZILAR
4 13-02-2016 Emirdağ Düğün Geleneği hit: 4587
4 01-02-2016 Emirdağ da kış hit: 4748
4 03-01-2016 ARABAŞI hit: 6254
4 05-12-2015 EEY ÇOCUK hit: 4978
4 20-03-2015 Çanakkale nin En Genç Askeri Emirdağ dan hit: 6568
4 30-01-2015 YEDİNCİ AY hit: 6142
4 04-01-2015 KÖYE ÖZLEM hit: 5207
4 11-05-2013 Urfalı'nın Emirdağ Atlası Yayımlandı hit: 7696
4 23-01-2013 Bu Gece Mevlid Kandili hit: 5371
4 07-05-2011 ORGANLAR KONUŞUYOR ! hit: 7717
4 24-04-2011 İSLAMDA DÖVMENİN YERİ hit: 8384
4 15-04-2011 EĞİTİM Mİ YOKSA KARAKTER Mİ? hit: 7956
4 13-04-2011 AL FADİMEM TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ hit: 17649
4 01-04-2011 EMİRDAĞ MUHACİRLERİ hit: 11235
4 31-03-2011 Sümer Ezgü: Emirdağ Türküleri Beni Etkiliyor hit: 7462
4 30-03-2011 Suvermez Köyüne Şehitler Çeşmesi hit: 7642
4 26-07-2010 Berat, Müslümanlara açılmış fırsat kapısı hit: 6869
4 21-07-2010 Suvermezliler Günü Yapıldı hit: 8019
4 14-07-2010 Düğünlerde İsraf ve Haramdan Kaçınmak hit: 7467
4 06-07-2010 VELİ YÜKSEL'İN SİTESİNE BÜYÜK İLGİ hit: 7953
4 24-05-2010 Anadilimiz hit: 5788
4 02-04-2010 Turkisch Lady derneginin Gent subesi kuruluyor hit: 5876
4 19-03-2010 Çanakkale’de Türkler hit: 7768
4 14-03-2010 Halil Erenoğlu nun Emirdağ Yazıları Kitabı Çıktı hit: 8597
4 01-03-2010 Belçikada çok yoğun bir İslamafobi var hit: 7368
4 26-11-2009 Kurban Bayramı hit: 7986
4 09-11-2009 Komşuya Dörtlük Tarife hit: 7751
4 05-11-2009 Avrupa’da Yaşlanmak Bir Ayrıcalıktır hit: 7353
4 25-09-2009 Erzurum'dan Çevirdiler Yolumu Aksiyon'a Konu Oldu hit: 8252
4 15-09-2009 KADIR GECENIZ KUTLU OLSUN hit: 6376
4 31-08-2009 Zafer Kazandıran Manevi Dinamikler hit: 8054
4 25-08-2009 Üzerimize Düşen Bir Şey Var mı? hit: 8355
4 20-08-2009 Oruçla İlgili Bilinmesi Gerekenler hit: 7494
4 19-08-2009 Belçika´da boşanmalar artıyor hit: 7941
4 22-07-2009 Mezar Taşında Esrarengiz Yazı hit: 7827
4 12-07-2009 Kim daha uğursuz ? hit: 8686
4 25-06-2009 Ertuğrul Altınel’ Den Almanya İzlenimleri! hit: 8502
4 20-06-2009 Üç Aylar hit: 6910
4 20-06-2009 Tezat Atasözlerimiz hit: 6383
4 02-06-2009 Bir Pamuk İpliğidir Hayat. hit: 8731
4 30-05-2009 İstanbul’un Fethi ve Fetih Ruhu hit: 8233
4 29-05-2009 Adaçal hit: 7337
4 25-05-2009 İyi Ki Yaptım Mahallesi hit: 8839
4 23-05-2009 Doğruluk ve Sözde Durma hit: 8657
4 18-05-2009 DÜNYA KAÇ PARA hit: 6525
4 12-05-2009 Gerçek dostu olanlar varmı bu dünyada.....? hit: 8865
4 11-05-2009 Emirdağ'da Lakap Kültürü hit: 10241
4 11-05-2009 Neden E n çok Anneler yalan söyler.... hit: 6438
4 06-05-2009 Kahvenin Tadı hit: 9180
4 27-04-2009 Balkan Türkleri hit: 7632
4 26-04-2009 İHSAN hit: 8793
4 24-04-2009 Gül Emirdağ'ı Unutmadı hit: 8680
4 21-04-2009 Emirdağlı işadamı Türkiye'de ihracat devi olma yolunda ilerliyor... hit: 8223
4 19-04-2009 Sohbet Evleri hit: 6176
4 17-04-2009 Kutlu Doğum Haftası (14-20 Nisan) hit: 6725
4 25-03-2009 Temel'den kurtulus yok! hit: 5169
4 23-03-2009 Emirdağ'da Yaşamak... hit: 7317
4 19-03-2009 Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış. hit: 6753
4 13-03-2009 Ava Giderken Avlandı hit: 11179
4 08-03-2009 Zeki İnsanla Uğraşmak Zordur:))) hit: 7481
4 06-03-2009 Olağan üstü kadınlarız hit: 7326
4 01-03-2009 Her gün kayıptayız ! hit: 6999
4 24-02-2009 Yeni Dönem Köy Muhtarımızın Hangi Özelliği Ön Planda Olmalı hit: 6728
4 18-02-2009 Bağıran Yazılarımdır..... hit: 6718
4 12-02-2009 Kavonozve iki fincan kahve hit: 5184
4 03-02-2009 93 HARBİ Osmanlı-Rus Savaşı hit: 11042
4 01-02-2009 AYŞE KASAP'a hitafen.. hit: 7526
4 23-01-2009 Köyümüz Hakkında(WİKİPEDİA) hit: 7903
4 16-01-2009 Tek yanlış tüm doğruları götürürse...... hit: 8087
4 31-12-2008 Salihler’de bir ördek... hit: 7292
4 31-12-2008 Muhtar ve ihtiyar heyeti hit: 5774
4 31-12-2008 Salihler Köyü hit: 16138
YAZI EKLE
HABERLER
MAKALELER
PORTRELER
ŞİİRLER

RADYO DİNLE

SORULAR ve CEVAPLAR

SOHBET ODASI

SİNEMA İZLE

Salihler Köylü Hemşerilerim

ÜYE GİRİŞİ

Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

ZİYERETÇİ SAYACI

Bugün 396
Toplam 4945788
En Fazla 10780
Ortalama 1236
Üye Sayısı 144
Bugün Üye Olan 0

SÖZLER

Ok gibi doğru olursan, hiçbir yay seni tutamaz. Hakça ol ki, nefis yayından hakikate fırla.


( Mevlana)

ANASAYFA SİTE YÖNETİMİ KÖY RESİMLERİ HABERLER ZİYARETÇİ.DEFTERİ İLETİŞİM
Tasarım & Yazılım
Yalçın ALBAYRAK

 
  © 2008 www.salihler.gen.tr
 Tüm Hakları Saklıdır.
Kullanım Sözleşmesi | Gizlilik bildirim